Son mesaj - Gönderen: Editör - Çarşamba, 01 Şubat 2017 09:01
Bazı insanlar alçak gönüllüdür, bazıları da alçak olmaya gönüllüdür...
Köşe Yazıları

Köşe YazılarıOrhan SAMSATLIOĞLUKADAYIF [ Arama ]

KADAYIF
Başlık KADAYIF
Tarih 04.01.2021
Gönderen Editör

  

(GERÇEK BİR HİKAYE)

KADAYIF

          Samsat’ın nahiye (bucak)  olduğu yıllar. Şehre üç dört günde bir giden tek vasıta, şoförlüğünü Ahmet Kara’nın yaptığı Mustafa Aslan’ın Deutz marka traktörü. Ahmet Kara, onun iki haftada bir verdiği çiğ kadayıf siparişine alışık. Şehre varır varmaz, yükünü ve yolcuları indirdikten sonra doğru Yenipınar mahallesi’ndeki kadayıfçıya. İki kilo çiğ kadayıfı alır, paketletir ve sahibine götürmek üzere traktörün özel sepetine yerleştirir.

          O da nahiyenin ‟oda„ sahibi olan beş-altı ağası gibi  sabah ezanıyla uyanır ve halk için, sohbet için, misafirler için kullandığı‟oda„sına geçer. Hizmetlisinin bir gün öncesinden getirip özel yerine dizdiği odunları tek tek itinayla seçip sobaya yerleştirir. Bu odunların onun için ayrı bir yeri ve önemi vardır. Sobada yanıp kor haline geldikten sonra faraş ve maşa ile hepsini çıkaracak ve mangala koyarak bu kez de kor halindeki közlerinden yararlanacaktır. Bu kor parçalarının henüz tam sönmemiş közlerinde kadayıf kızartacak, bir kısmını da kahve pişirmede kullanacaktır.

          Kadayıf pişirmek onun için bir hobi sayılırdı. Eşi Hamse Hatun ve kızlarının ısrarına rağmen, kadayıf pişirmekten vazgeçmemiş, yıllardır zevkle yapıyordu. Belki de yemekten ziyade, hazırlamak ve pişirmekten hoşlanıyordu. Zira; mangalın başına geçip uğraşmaya başladığında, sanki çevresiyle ilişiğini keser, olan bitenlerle bağını koparır, bütün dikkatiyle kadayıf pişirmeye, kızartmaya odaklanırdı.

          Odun sobasının kapağını açtı. Elindeki faraşla, maşa ile kor halindeki ateşleri özenle alıp mangala doldurdu. Kalburdaki odunlardan bir miktarını yeniden sobaya koyup tutuşturduktan sonra mangalı yavaşça alıp odanın kapısını açtı ve dışarıdaki eşiğe, kapı girişine bıraktı. Üç beş dakika bekledikten ve zehirli gazların iyice gittiğinden emin olduktan sonra mangalın kulplarından tutarak içeriye, oturduğu yerin önündeki sergisiz, beton aralığa bıraktı. Bu arada kâhyası Bedir de bir tepsi içindeki çiğ kadayıfı, önceden hazırlanan tereyağını, öğütülmüş ceviz içlerini, kaşık ve diğer malzemeleri getirip yanına koymuştu.

Şehirden aldığı özel tepsiyi aldı. Yanındaki tereyağından bir iki kaşık alıp tepsinin dibinde dağıtarak yağladı. Çiğ kadayıflardan azar azar alarak tepsinin her yerine eşit gelecek biçiminde doldurmaya başladı. Ardından bir tabak içindeki öğütülmüş ceviz içlerini avuç avuç alıp yerleştirilen kadayıflara serpmeye dağıtmaya başladı. Bir kat ceviz içinin iyice dağıtılıp serpiştirildiğinden emin olunca, yeniden bunların üzerine ikinci bir kat kadayıf serpip elleriyle dağıtmaya, düzeltmeye başladı. İşini o kadar dikkatle, o kadar zevkle yapıyordu ki kahvaltı tepsisini getirip bırakan kâhyası Bedir’in girip çıkışlarının bile farkına varmamıştı.

—Ağam, kahvaltınız hazır. Çorbanız soğuyabilir.

—Tamam oğlum. Sağol. Soğusun zararı yok. Mercimek çorbasıydı değil mi? Yanında pekmez de istemiştim. Hatunun unutmamıştır inşallah?..

—Evet ağam, mercimek çorbası. Pekmeziniz de yanında. Biraz önce getirmiştim. Soğumuş  olabilir. İsterseniz götürüp ısıtabilirim. Mangaldaki közlerde kızartmaya hazır olan kadayıf tepsisini bıraktı. Kahvaltı tepsisinin başına geçti. Bir kaşıkla çorbanın durumuna baktıktan sonra:

—Bedir, oğlum dedi. Çorba iyi soğumamış. Sağ ol. Gidebilirsin, diyerek kahvaltısını yapmaya başladı. Bir yandan kahvaltısını yaparken, diğer yandan da kadayıf tepsisini mangalın üzerine koyarak yavaş yavaş çevirmeye başladı. Hem kahvaltısını yapıyor, hem de kadayıfı kızartıyordu. Aynı işi onbeş yirmi günde bir sık sık yaptığından artık uzmanı olmuştu kadayıf kızartmanın. Tepsiyi nerede, ne zaman, ne kadar çevireceğini ezberlemişti adeta. Öyle ki kahvaltısı bittiğinde, kadayıfın bir yüzü de kızarmış, sıra ters çevirip ikinci yüzünü kızartmaya gelmiş olurdu. Çorba kaşığının sapıyla kadayıfı biraz aralayarak kızardığından emin olduktan sonra Kâhya Bedir’in getirdiği boş tepsiyi aldı. Kadayıf tepsisinin üstüne koyup tepsiyi ters çevirdi. Kadayıfın kızarmış yüzü bütün güzelliğiyle meydandaydı. Gülmeye, rahatlamaya başladı. Boş tepsinin içine yer yer yeniden tereyağları koyarak kaşıkla dağıtmaya başladı. Diğer tepsideki kadayıfın pişmeyen yüzü alta gelecek şekilde yavaşça, özenle yeniden tepsiye yerleştirdi. Maşa ile mangaldaki közleri düzeltip dağıttıktan sonra tepsiyi yeniden mangala koyarak ağır ağır gezdirmeye, çevirmeye başladı. Bunun da süresi belliydi. On beş dakika sonra kadayıf tamamen kızarmış olacaktı. Odanın kapısına doğru dönerek Bedir Kâhyaya seslendi. 

—Bedir oğlum!

—Buyur ağam? 

—Oğlum, kadayıf hazır. Al, Hamse Hanım’a götür. Akşama doğru ben şiresini hazırlarım. 

     Bedir Kâhya, hem kahvaltı tepsisini, hem de kadayıf tepsisini özenle alıp dışarı çıktı.

          O da hobisi olan kadayıf kızartmayı bitirmiş, iyice rahatlamıştı. Şimdi sıra biraz sonra gelecek olan mahalleli komşularına mangalda kahve pişirmedeydi. Her sabah, sabah namazından sonra gelir , çay, kahve, mercimek çorbası içer, sohbet eder, ortalık ağarınca evlerine dönerlerdi.

          Dolaptan kahve cezvelerini çıkardı. İçlerine yeterince su koyarak mangaldaki yerlerine oturttu. Pirinçten kahve öğütme değirmenine bir miktar çekirdek  kahve koyarak çevirmeye, öğütmeye başladı. Bu arada müdavim komşular da birer birer kapıyı açıp gelmeye başlamışlardı. Beş on dakika sonra komşularına ‟ajans„ dediği radyo haberlerinden, İsmet İnönü’den, CHP’den bahsederek koyu bir sohbete başlayacaklardı.  

          İşte size sevgili Bahri Fırat amcanın aklımızda kalan günlük yaşantısından bir kesit… Sevginin, saygının, komşuluğun, dostluğun harman olduğu yıllardan kısa bir hatıra… Allah rahmet eylesin. Mekânın cennet olsun Bahri amca. Seni hiç unutmadık.

 

Oyu Puanı: 4 - Ortalama: 5

Yorum Gönder Değerlendir
Yorumlar

Bilgiler
Burda 1137 Yazı Kayıtlı
Enfazla Bakılan: ESKİ SAMSAT’I ÖZLÜYORUM
Enfazla Değerlendirilen: FAHREDDİN AKTAŞ HAKK’A YÜRÜDÜ

Köşe Yazıları Bölgesini Gezen: 7 (0 Kayıtlı Üye 7 Ziyaretçi ve 0 Bilinmeyen Üye)
Görünen üyeler:


 
Samsat Haber @ Fahrettin ÇELİK

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it

Haber Siteleri