Son mesaj - Gönderen: Editör - Çarşamba, 01 Şubat 2017 09:01
Bazı insanlar alçak gönüllüdür, bazıları da alçak olmaya gönüllüdür...
Köşe Yazıları

Köşe YazılarıDR. AHMET KIYMAZHUZUR [ Arama ]

HUZUR
Başlık HUZUR
Tarih 17.02.2020
Gönderen Editör

 

WANTED

HUZUR

 

Ailede, Kamuda, Özelde, Köyde, Kentte HUZUR Şart...

Son yıllardaki siyasal olayların, toplumsal sorunların sebep-sonuç ilişkileriyle birlikte perde gerisinde kalan bütün gerçekleri, güçlü ihtimal önümüzdeki üç-beş yıllık süreçte daha net bilinecek ve anlaşılacak. Gelecek çeyrek yüzyıl içinde ise, günümüzün kimi kahramanları, millet ve devlet düşmanı; kimi hainleri de millet ve devlet sevdalısı olarak kendini gösterecektir, inancındayım.

Son yüzyıl içinde, belki de tarih boyunca hemen hemen her çeyrek yüzyılda bir, siyasal ve toplumsal olayların akışı, aksi istikamette olabiliyor. Tarih, bütün gerçekleri er ya da geç ortaya mutlaka döker, dökecektir. Dua ve isteklerin muhatabından iki isteğim var: Birincisi, sevdiklerim ve sevenlerimle birlikte sırat-ı müstakimde dosdoğru olabilmek. İkincisi ise, milletin atalarına lâyık feraset ve basiretinin artması, aklını sırat-ı müstakim yolunda kullanması...

***

Herkese Göre Karşısındaki FETÖCÜ!

Aklından emin, istişareye önem vermeyen yöneticiler kadrosu ile karşı karşıya bulunduğumuz kanaatindeyim. Söylüyoruz, dinlemesi gerekenlerin çoğu dinlemiyor; yazıyoruz, okuması gerekenlerin çoğu okumuyor. FETHULLAH GÜLEN ve CEMAATİ, 40 yılda palazlandı. Onu palazlandıranlar, özellikle son 40 yılın siyasî güç sahipleri oldu. Fethullah Gülen'le teması olmayan hemen hemen hiçbir siyasî bulunmazken, bütün siyasî partiler ve temsilcileri, ak sütten çıkmış ak kaşık gibi kendilerini göstermektedirler. Nemenem bir durumdur ki, FETÖ'nün siyasî ayağı, aranmasına rağmen hâlâ bulunamamıştır.

Fethullah Gülen Cemaati’nin sirayet etmediği siyasetçi, parti, bürokrat, kamu kurumu var mıdır? Hiç tahmin etmiyorum. Fethullah GÜLEN Cemaatinin palazlanıp Fethullahçı Terör Örgütü adını almasında bütün siyasî partilerin ve yöneticilerinin vebali olduğunu düşünüyorum. Bu vebali üzerlerinden uzaklaştırmak gayretinde bulunsalar da, hep birbirlerini FETÖCÜ olmakla suçlasalar da, FETÖ'ye lanet okusalar da; büyük çoğunluğunun tarih sayfalarında aklanamayacakları akıl sahiplerince bilinmektedir.

***

Millet, Huzur Arıyor!

İktidarı, muhalefeti ile SİYASET ve SİYASETÇİ; milletin ekserisinin gözünde ve gönlünde sabıkalı konum kazanmıştır, diyebiliriz.  Siyaset ve siyasetçi aracılığı ile rant elde edenler, liyakatsizler ve münafıklar bu gerçeği şimdilik görmezden gelse de, yakın gelecekte kazançlarının aslında zarar hanesine yazıldığını er geç göreceklerdir, inancındayım. Tarih, bu gerçeğin örnekleriyle dopdolu... Kim ne götürmüştür ki, şimdiki rantiyeciler götürebilsin? Kim neye ebed müddet hükmedebilmiştir ki, günümüzün hükmedicileri ebed müddet hükmetmeye devam edebilsin. Ama, onlar bilmez... Gözlerini toprak doyurduğunda bildiklerinde ise, iş işten geçmiş olacak. Allah, bizleri korusun; onların inadından, onların aymazlığından, onların aldatılmışlığından, onların aldatmasından...

DİN, DİNDARLIK, ÜMMETÇİLİK adı altında münafıklık, rantiyecilik ve ihanet çeyrek yüzyıla yakın zamandır perdelenmekte. Güçlü ihtimal, yakın gelecekte, bugün için normal görülenler, yarın anormal hal kazanacaktır. 1940'lı yıllarda olduğu gibi, yakın gelecekte tarikatlar ve cemaatler güçlü bir biçimde kontrol altında tutulabilir. Dua niteliğinde, gelecekte böylesi bir durum olsun, istiyor değilim. Ama, vuku bulduğunda belki de daha hayırlı olacaktır. Çünkü, ihlaslı Müslümanların alnındaki parlaklık, belki daha net görülebilecektir.

Münafık ve din simsarı insanları kontrol altına almak isteyen gelecekteki siyasî erk; saf, ihlaslı Müslümanların da zarar görmesine zemin hazırladığında; böyle bir durum, gerçekleştiğinde, bilinsin ki, BUNUN EN BÜYÜK MÜSEBBİPLERİ, GÜNÜMÜZÜN SAF, SAMİMİ; AMA BİR O KADAR DA CAHİL VE ŞUURSUZ MÜSLÜMANLARIDIR.

Her kesimden insanların aklını kullanması şart. Akıl, tefekkür insanın kendi menfaatine bile kullanılmıyor. Aklını kullananlar niçin hep şeytan taraftarları olsun. Rantiyeciler, hainler, münafıklar aklını kullanıyor da; kendini Müslüman olarak tanımlayan insanlar ne zaman aklını kullanacak? Aklını kullanma becerisi olmayan Müslümanların yaşarken huzursuz olacağı dönemler geldiğinde veya öldükten sonra sorumluluk bilincinde yaşamadığı için sorguya çekildiğinde, "tüh" demesinin bir yararı olacak mı?

Rabbimiz, ihlasımızda azlık görüyorsa, hayırlı vesileler göndersin ihlasımızın derecesini artırsın. Nefisten, herhangi bir kişisel çıkar gözeterek düşüncelerimi yansıtmaktan imtina ediyorum. Siyasette, bürokraside, sanat ve kültür hayatında, televizyonlarda gazete köşelerinde Müslüman görünümlü şeytanları görmekten bıktım. Dua etmek ve sabır göstermekten başka herhangi bir gücü olmayan aydın bir insan olarak toplumsal çarpıklıkları her vakit görmekten çok üzüldüğümü ifade edeyim. Din simsarlarına Müslümanlık adına hâlâ destek verildiğini görmekten dolayı milletin geleceği için çok kaygılıyım. Kaygımın yok olacağı günleri, şerlerin hayra tebdil olmasını bekliyorum.

***

Siyasal İslâmcı Anlayışı ve Siyaseti BİTTİ!

Siyasal İslâm maskeli siyasetçilerin yanlış yönetimleri, iyi niyete dayalı görülse bile beceriksizlikleri, millet zararına alınan kararları neticesinde ateizm ve deizmin daha çok artması da insanımızın huzursuzluğunu perçinleyen önemli hususlar olarak görülmektedir, görülmelidir. Bu kapsamda, SİYASAL İSLÂM veya SİYASAL İSLÂMCI anlayışının iflas etmesi de; uluslar arasında Müslümanları rencide etmiştir, etmektedir. Din görevlilerinin güçlü İslâmî kaynağa dayanmadan fetva vermesi, herhangi bir siyasetçinin ilahlaştırılması, âyet ve hadislere aykırı dinî söylemlere yer verilmesi, kimi siyasetçilerin âyetlerle alay etmesi, dinî ritüellerle ihale takibi yapılması... Bütün bunlar; milletin huzursuzluğunu her geçen gün daha çok artıran temel sebeplerdir...

Evet... Millet, huzur arıyor. En azından 3000 yıllık tarihî derinliğine, medeniyetler kurmuş büyük ve zengin kültürel birikimine yaraşır bir biçimde huzur arıyor. Zorlu, dikenli, ihanet dolu, dar bir geçitten geçiyoruz. Millet, son çeyrek yüzyıldaki yolculuğunda önceleri geçici ve aldatıcı bir huzur bulmuştu. Son yıllarda yavaştan uykusundan uyandı. Uyananlar, topyekûn milletin geleceğini de tehlikeye atacak yeni huzursuzlukları gördükçe kaygılanmakta ve ürkmekte. Ve milletin ekserisi, artık yeni, geniş, dikensiz ve huzur verici siyasî geçit aramakta. Bulabilir mi? İktidar ve muhalefetiyle istediği nitelikte geçidi günümüz ortamında bulacağına inanmıyorum. Ama, kötümser de değilim.

Gecenin zifiri karanlığa sahip olduğu anın, güneşe en yakın an olduğu kanaatindeyim. MİLLET-DEVLET, MİLLET-ORDU birlikteliklerinin tekrar ihya edilmesi ile geleceğimizin, geçmişimizden, en azından günümüzden daha huzurlu, daha güzel olacağına yürekten iman ediyorum. Peki, bu değerler nasıl ihya edilir, edilebilir? Uyanarak, aldanmayarak, aldatmayarak, okuyarak, yazarak, BİLGİ SAHİBİ olarak, bilgimizi bilince dönüştürerek, ufuklu insan olarak, bu yazıyı içerdiği anlama müdrik okuyarak ve hepsinden önemlisi, SAMİMİ MÜSLÜMAN OLARAK...

Prof. Dr. Ahmet KIYMAZ (15 Şubat 2020)

Oyu Puanı: 0 - Ortalama:

Yorum Gönder Değerlendir
Yorumlar

Bilgiler
Burda 1137 Yazı Kayıtlı
Enfazla Bakılan: ESKİ SAMSAT’I ÖZLÜYORUM
Enfazla Değerlendirilen: FAHREDDİN AKTAŞ HAKK’A YÜRÜDÜ

Köşe Yazıları Bölgesini Gezen: 5 (0 Kayıtlı Üye 5 Ziyaretçi ve 0 Bilinmeyen Üye)
Görünen üyeler:


 
Samsat Haber @ Fahrettin ÇELİK

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it

Haber Siteleri