Son mesaj - Gönderen: Editör - Çarşamba, 01 Şubat 2017 09:01
Bazı insanlar alçak gönüllüdür, bazıları da alçak olmaya gönüllüdür...
Köşe Yazıları

Köşe YazılarıBurcu RAMAZONOĞLUHUZURUN UYANIŞ SAATİ… [ Arama ]

HUZURUN UYANIŞ SAATİ…
Başlık HUZURUN UYANIŞ SAATİ…
Tarih 15.02.2017
Gönderen Editör

 

HUZURUN UYANIŞ SAATİ…

Bu gün mutlu bir pazar sabahına uyandım. Birkaç gündür yağan yağmurun ardından, esen rüzgâra inat olsa gerek, güneş azıcıkta olsa gül yüzünü gösterdi.
Penceremi biraz araladım. Dışarıda derin sessizliğe inat sadece cıvıldayan kuş sesleri ve kanat çırpışları var. Azıcık etrafa bakındım bizim ev halkıda, komşularda uykuda. Anladım ki bu pazarın erken saatte uyanan tek ikilisi kuşlar ve benim. Sessizce mutfağa gittim ve çay demleyip kahvaltı hazırladım. Ta
ze çayın kokusunu almış olsa gerek ki benden sonra ikinci uyanan da kardeşim oldu.
Hani hava soğuk, sıcak çayda hazır; sanki bunun bir şeyi eksik derken kardeşim bir koşu sıcacık simitleri kapıp gelmiş bile. Hep birlikte yapılan mutlu Pazar kahvaltısının ardından bir ara gözüm saate takıldı.
Baktım! Akrep ve Yelkovan var gücüyle yine birbirini kovalamanın telaşında.
Ama o bakış, beni bir anda alıp eski günlere, çocukluğuma götürdü. Çünkü rahmetli büyükbabamın her sabah uykudan uyandığı saatlerdi. Yani huzurun uyanış saatiydi…
Küçükken anneannemlerde kaldığım zamanlarda sabahları taze kızarmış hamur kokusuyla uyanırdım. Anneannem kahvaltıyı hazırlar ev halkının uyanmasına yakın zamanda da hamur kızartırdı. Büyükbabamı uyandırmak ise ev halkının ve komşuların “akıllı bıdık” diye adlandırdıkları bana düşerdi. 
Büyükbabamı uyandırdığımda o çok sevinir, bense büyük bir heyecanla gördüğüm rüyayı ona anlatırdım. Sonra o robdöşambrını giyer tıraş olurdu. Tabii tıraş sonrasında ki ilk öpücükte her zamanki gibi yine benimdi. Kahvaltı masasında eline gazeteyi alıp şöyle bir başlıklara göz atmak onun en büyük zevkiydi. Ardından yavaş yavaş sohbet ederek kahvaltısını tamamlardı.
Aklıma gelen en sevdiğim anlardan biri “ ben doydum kalkabilir miyim? ” dediğimde eliyle karnıma dokunup sanki burada biraz boşluk kalmış bunu da yersen kalkabilirsin dediği anlardı. Birde kahvaltı sonrasında annemlerin çocukken dinlediği hikâyeleri gramofonda taş plaktan dinlemekti. Öyle zannediyorum ki en son 2 sene önce anneannem, ben ve oğlum eski günleri yâd etmek için yeniden dinlemiştik. Tabii bu hazzı tarif edilemez bir mutluluktu bizim için. Ne de olsa her birimizdeki yansıması farklı idi.
İnsan anılarıyla yaşar, ben buna inanıyorum…
Belki de beyaz zambağı bu kadar sevmemin nedeni, gramofonda sesi yansıtan bölüme benzetmemdendir. Şimdi onu andığım her an yokluğuna duyduğum acıyı hissederken; böylesine mükemmel bir adamın ilk torunu olmanın huzurunu da aynı anda yaşıyorum.
Biliyorum ki onun bize en büyük mirası insanlara verdiği değerde gizliydi…
Senin bana dediğin gibi Koca Çınar! Senide “ Melekler Korusun ” ve topraklar incitmesin.
Nurlar içinde yat, Canım Büyükbabam…

Burcu RAMAZANOĞLU

Oyu Puanı: 2 - Ortalama: 3

Yorum Gönder Değerlendir
Yorumlar

Bilgiler
Burda 1044 Yazı Kayıtlı
Enfazla Bakılan: ESKİ SAMSAT’I ÖZLÜYORUM
Enfazla Değerlendirilen: FAHREDDİN AKTAŞ HAKK’A YÜRÜDÜ

Köşe Yazıları Bölgesini Gezen: 2 (0 Kayıtlı Üye 2 Ziyaretçi ve 0 Bilinmeyen Üye)
Görünen üyeler:


 
Samsat Haber @ Fahrettin ÇELİK

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it

Haber Siteleri