Son mesaj - Gönderen: Editör - Çarşamba, 01 Şubat 2017 09:01
Bazı insanlar alçak gönüllüdür, bazıları da alçak olmaya gönüllüdür...
Köşe Yazıları

Köşe YazılarıZiya AKTAŞHURUÇ HAREKETİ [ Arama ]

HURUÇ HAREKETİ
Başlık HURUÇ HAREKETİ
Tarih 12.04.2013
Gönderen Editör

HURUÇ HAREKETİ

Geçen gün Türkiye’de Cumhuriyet tarihi boyunca görülmemiş bir olay yaşandı ve ülkemiz bir ilke sahne oldu. Ergenekon davasının görülmekte olduğu İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi; İşçi Partisi ve CHP’lilerin önderliğinde, özellikle CHP’li bir kısım milletvekilinin dokunulmazlıkların arkasına sığınarak olayı tahrik ve teşvik etmeleri sonucu marjinal bazı gruplar tarafından basıldı ve görevini fiilen yapamaz hale getirildi.

İcra edilen bu kanunsuz eylem ve çapulcu girişime her kesimden tepkiler yağmaya başladı. Bu bağlamda olaya sert tepki gösteren Sayın Başbakan, “Cumhuriyet tarihinde ilk kez yargı saldırıya uğramıştır. Milletin vekâletinde anarşi çıkarmak, yargı mekânlarını terörize etmek gibi bir yetki asla yoktur.”diyen Başbakan, Danıştay’a saldıranların yargılandığı mahkemenin, CHP’lilerin saldırısına maruz kaldığını vurguladı.

Yapılan bu eylem düpedüz bir huruç hareketidir, devlete başkaldırmadır, zorbalıktır, eşkiyalıktır, hukukun ırzına geçmedir. Kesinlikle bunun başka bir izahı yoktur ve olamaz. Geçmişte Hareket Ordusunun İstanbul Hükümetini alaşağı etmesi ile bu son yargı baskını arasında mahiyet itibariyle hiçbir fark yok. İkisinin de hedefinde ‘otoriteyi sarsmak, devleti işlevsiz hale getirmek ve kurumları iş yapamaz hale getirmek’ vardır. Esasen bütün huruç hareketlerinin amacı aynıdır. Hepsinin buluştuğu ortak nokta, legal otoriteyi sarsmak ve devleti işlevsiz bırakmaktır.

Mezkûr olayın; şimdilerde pek hatırlamak istemeyip geçmişte hukuka saygıyı dilinden düşürmeyen bir parti eliyle icra edilmesi son derece manidar ve ibretlik bir durumdur. CHP’li bir milletvekilinin çapulcu gruba, “Bariyerlerin en zayıf yeri burasıdır, gelin buradan yüklenin.” diyerek örgüt elebaşısı gibi hareket etmesi, akabinde parti genel başkanı Kılıçdaroğlu’nun olayı sahiplenmesi CHP’nin içyüzünü ve gerçek niyetini açığa çıkarması bakımından son derece öğretici olmuştur. Böylece kimin ne mal olduğu ve neye hizmet ettiği net olarak ortaya çıkmış oldu.

Demokratik bir hukuk devletinde hukuku uygulamakla görevli bir mahkeme nasıl basılır, görevini yapamaz hale getirilir? Anlak mümkün değil. Doğrusu böyle bir durumu insanın havsalası almıyor. Hele bu işin iktidara talip bir partinin organizatörlüğünde yapılması, durumu daha da karmaşık hale getiriyor ve meselenin anlaşılmasını büsbütün zorlaştırıyor.

Halka dayanması gereken bir parti kanunsuz işlere destek verir; çetelerin, derin yapıların gölgesinde iktidarı beklerse, daha çok bekler. Zaten CHP’nin tarihine göz atılacak olursa, bu partinin hiçbir zaman halkla ortak bir paydada buluşmadığı, sürekli olarak derin güçlerle iş tuttuğu, statükonun muhafazası için cansiperane mücadele ettiği ve bu yüzden de hiçbir zaman milletin teveccühüne mazhar olmadığı görülecektir. Esasen CHP’nin sosyal demokrat nitelemesine de kuşku ile yaklaşmak gerekir. Bu yaftalama sadece bir yanılsama, bir aldatmacadan ibarettir. Statükonun muhafazasına çalışan bir parti bırakın sosyal demokrat olmayı solcu bile olamaz. Zaten yaptıklarına bakınca CHP’nin solla ve sosyal demokratlıkla bir ilgisinin olmadığı rahatlıkla görülebilir. Aslında CHP’ye daha çok uyan kendisine yakıştıramadığı faşizm yaftasıdır; çünkü uygulamaları ve görüntüsü ile bu sıfatı daha çok hak ediyor.

Türkiye’nin yolgeçen hanı olmadığı, yapanın yaptığı ile kaldığı bir ülke görüntüsü verilmemesi için bu huruç hareketine kalkışanların adalete hesap vermeleri hayati derecede önemlidir. Olaya karışanların konumu ne olursa olsun mutlaka adaletin önüne çıkarılmaları ve hak ettikleri cezaya çarptırılmaları sağlanmalıdır. Aksi halde bu olay emsal teşkil eder ve yol olur ki, bunun yol açacağı olumsuz gelişmelerin önünü almak çok da kolay olmayabilir.

Konumu ve sıfatı ne olursa olsun hiç kimsenin yasaları çiğneme, kanunsuz işler yapma hak ve yetkisi yoktur, olamaz. Milletvekili dokunulmazlığı kanunsuz eylemlere kılıf yapılmak için verilmiş bir ayrıcalık asla değildir. Burada hakkın kötüye kullanılması ve istismarı söz konusudur. İstismara meydan verilmemesi ve adaletin yerini bulması için gerekirse milletvekili dokunulmazlıkları kaldırılarak yargılamanın önü açılır ve böylece hiç kimsenin yasa dışı işler yapma imtiyazının bulunmadığı ispatlanmış olur.

Adaletin hiçbir etki altında kalmadan tecelli etmesi dileği ile…

Oyu Puanı: 15 - Ortalama: 4.74

Yorum Gönder Değerlendir
Yorumlar

Bilgiler
Burda 1137 Yazı Kayıtlı
Enfazla Bakılan: ESKİ SAMSAT’I ÖZLÜYORUM
Enfazla Değerlendirilen: FAHREDDİN AKTAŞ HAKK’A YÜRÜDÜ

Köşe Yazıları Bölgesini Gezen: 4 (0 Kayıtlı Üye 4 Ziyaretçi ve 0 Bilinmeyen Üye)
Görünen üyeler:


 
Samsat Haber @ Fahrettin ÇELİK

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it

Haber Siteleri